Yazı Detayı
15 Nisan 2019 - Pazartesi 18:16 Bu yazı 32 kez okundu
 
Erhürman sevgisi de olmasa
Harun DENİZKAN
 
 

4’lü koalisyon hükümetinin başarısız bir hükümet olduğunu herkes söylüyor. Başarısızlığının en önemli sebeplerinden biri de şanssız olmasıdır. KKTC tarihinde ilk kez bir hükümet Türkiye’den para almadan hükümet görevini yürütmektedir. Aslında görevini yürütmüyor, sadece memur maaşını ödüyor. İcraat falan yok! Bu kadar olumsuzluğa rağmen halkın tepkisi yok gibi. Sadece memur sendikalarının zaman zaman yaptıkları eylemler var. Halk hükümetin neden başarısız olduğunu az çok kavradı. Bu şartlarda kim olsa daha iyisini yapamazdı diyor. Ama daha önemli bir unsur daha var. O da Başbakan Erhürman’a karşı olan sevgi. Erhürman çok dürüst, sempatik ve samimi olduğu için hükümete yönelik ciddi anlamda bir baskı gelmiyor. Gelmesine de Erhürman asla fırsat vermiyor, çünkü yapmış olduğu açıklamalarda hükümetin durumunu çok net bir şekilde ifade ediyor. Uzun lafın kısası; Erhürman sevgisi hem hükümetin ömrünü uzatıyor, hem de vatandaşın tepkisini.

ATAKAN DA İSYAN ETTİ

İş dünyasından siyasete atılan Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Tolga Atakan, yokluk içerisinde adeta isyan etme noktasına geldi. Belki size garip gelecek ama Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Tolga Atakan’ın 5 TL’lik asvalt dökecek parası yok. Durum bu kadar vahim. Kış ayları yağışlı geçti, sel felaketleri yaşandı, yollar çöktü, köprüler yıkıldı ama bunları yapacak tek kuruş bile yok. Geçtiğimiz günlerde Tolga Atakan res çekerek en çok tepki alan bakan olduğunu söyledi. Eğer kaynak bulunmazsa bu görevi yapmanın hiçbir anlamı yok dedi. Görünürde içinde bulunduğumuz ay ve Mayıs ayında bu gidişle para olmayacağı kesin. Çok merak ediyoruz Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Tolga Atakan daha ne kadar parasızlığa dayanacak?

Atakan geçtiğimiz gün kendi sosyal medya hesabından da bir açıklama yaptı. Bu yazdıklarımızı doğrular niteliğindeydi. İşte Tolga Atakan’ın yaptığı açıklama:

“Karayolları noktasında yılların bakımsızlığı üzerine hız kesmeyen yağışların yarattığı etkiyi hepimiz yaşıyoruz. Ülke genelindeki karayolları sorumluluk sahasındaki her sorunlu nokta için bakın abartısız her nokta için keşif ve projemiz hazır. Maliye bütçe verdiği anda gece veya gündüz fark etmez müdahale etmeye, yapmaya hazırız işten hiç korkumuz yok. Yeter ki gerekli kaynağı bulalım. Şu an tek sorunumuz budur.”

DÖVİZDE TIRMANIŞ BAŞLADI

Kısa sürede olsa vatandaş döviz kurlarını pek konuşmuyordu. Dövizin yükselip az da olsa gerilemesinden sonra şimdi dövizin tırmanışına tanıklık etmeye başladılar. Kafalarda hep Türkiye’deki 31 Mart seçimleri vardı. Seçimlerden sonra döviz yükselecek deniyordu. Seçimler biteli 15 gün oldu, beklenen hareketliliği görmesek de geçtiğimiz gün itibarı ile dövizde bir hareketlilik yaşandı. Sosyal medyada vatandaşlar yeniden döviz kurlarını paylaşmaya başladılar. Örneğin; Sterlin’in 7.50’yi gördüğünü duyurdular. Bazıları ise İstanbul’daki seçim sonucu açıklansın, esas döviz o zaman fırlayacak yorumunu yaptılar.

YDP KENDİNİ HİSSETTİRİYOR

Kim ne derse desin meclise iki Milletvekili ile girmeyi başaran Yeniden Doğuş partisi 7 Ocak 2018 seçimlerinden hemen sonra seçim olacakmış gibi çalışmaya devam ediyor. YDP’liler özellikle hafta sonları ilçelerde düzenledikleri kahvaltılarla üyelerini artırmaya çalışıyorlar. Genel Başkan Erhan Arıklı üye sayılarını 6 bine çıkardıklarını, hedefte 10 bin üyeye ulaşacaklarını vurguladı. Dün Karpaz’da üyeleri ile birlikte gövde gösterisinde bulundular. Önümüzdeki hafta nerede olacaklarını yine hep birlikte öğreneceğiz. Ne diyelim; kolay gelsin.

SİBER’İN NİYETİ NE?

Son zamanlarda sosyal medyada sponsorlu yazıları ile gündeme gelen Sibel Siber, özellikle Kıbrıs konusuna değinerek Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’yı hedef alıyor. Birçok okuyucunun yorumları sosyal medyada dikkat çekerken, Siber’in yeniden Cumhurbaşkanlığına aday olacağı yönünde yorumlar yapılıyor. Bizler de garga haber servisi olarak acaba Siber’in bu yazıları yazmakla niyeti ne merak ediyoruz.?

MESAJI OLAN ALSIN

KUDRET ÖZERSAY: Arkadaşlarınıza” hükümeti bozmanız için kamuoyu baskısı oluşması gerekiyor” demiştiniz. Sanırım o baskı oluştu galiba ve sizin de artık bir Ankara yapmanız gerekecek. Türkiye’ye seyahat ettiğinizi duyarsak kesin hükümet çalışmaları için gitmiştir diyeceğiz. Şu sıralar sizi en az dört tane gargam takip etmektedir bilginiz olsun. Bizi atlatmak için Larnaka’dan gidecek haliniz da yok zaten.
MENTEŞ GÜNDÜZ: Bakıyorum da doğal olarak Güzelyurt Belediye Başkanı Mahmut Özçınar ile aranızdan su sızmıyor. Umarım hep böyle olur ama bu politika zaman zaman dostları birbirine düşürüyor. Mesela kulağıma gelen bilgilere göre Özçınar belediye başkanlığını bırakıp Milletvekili olmak istiyormuş. Eğer bu doğru ise yine aranızdan su sızmayacak mı? Doğrusunu isterseniz ben de çok merak ediyorum.
SİBEL SİBER: Son zamanlarda Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı’yı sık sık eleştiriyorsunuz. Size neden eleştiriyorsunuz? Diye sormayacağım. Çünkü KKTC’de en kolay şey eleştirmektir. Belli ki 2015 yılında gerçekleşen Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Akıncı’nın Cumhurbaşkanı seçilmesini hala hazmedemiyorsunuz. Tabi yazdıklarınızı Facebook’a reklam vererek herkesin okumasını sağlıyorsanız. Demek ki 2020 yılında da adaysınız. Akıncı’yı rakip olarak gördüğünüz için hep ona çatıyorsunuz. Tufan Erhürman’a saldırma gibi bir niyetiniz olamaz zaten, çünkü siz hala daha CTP’lisiniz.
ERSİN TATAR: MYK üyeleri resti çekti, yapabilecek bir şey yok bu saatten sonra. Beni yanlış anlamayın ama Hakan Fellahoğlu ve Ahmet Savaşan bile çileden çıktılarsa gerisini varsın siz düşünün. Görevden alacaksınız, çünkü alamazsanız bunun zararını siz çekeceksiniz.
TOLGA ATAKAN: Rest çekmenizi haklı buluyorum, çünkü vatandaş size hakaret ediyor. 5 Türk Liralık asvalt dökecek paranız yok, bu şekilde de olmuyor. Bırakın parti olarak yıprandığınızı, sağlığınız da bozuluyor. Sonunda eksik olsun böyle bakanlık deyip hepsini bırakıp gideceksiniz. Gerçekten çekilecek gibi değil bu stres asla çekilmez.
CEMAL ÖZYİĞİT: Geçen gün Mağusa’da istifa eden bir partiliniz ister istemez bize meclis başkanlığını hatırlattı. Dört partinin başkanı karar verdiydi, er veya geç tüzük değişecekti ve Hüseyin Angolemli meclis başkanı olacaktı. O mesele ne oldu? Angolemli meclis başkanı olabilecek mi? Yoksa o iş unutuldu mu?
AHMET BENLİ: Belli ki üst geçit davası sizi çok etkilemişti. Dava sonuçlanır sonuçlanmaz kolları sıvadınız ve artık basının karşısına geçip icraatlarınızı anlatıyorsunuz. Ya bir de yıkım kararı çıkmış olsaydı kim bilir neler yaşayacaktınız? Eminim o süre içerisinde yıkım kararı da aklınızdan geçmiştir. Her neyse iş yapma zamanıdır, size kolay gelsin.
AHMET BAĞZIBAĞLI: KKTC’deki meyhanelerimiz artık çığır aştı ve alışılmışın dışında servis yapıyorlar. Bilmem hiç kulağına geldi mi meyhanelerimizde tadım geceleri yapılıyor. Ne tadımı? Deme sakın. Viski tadım geceleri, üç beş çeşit viski içiliyor. Ne dersin, sen de tadım yapma fırsatı bulabilecek misin? Duyduğuma göre çok pahalı kaliteli viskiler içiliyor. Bildiğim kadarı ile sende viski konusunda seçicisin.

 
Etiketler: Harun Denizkan, Gaktv, Köşe Yazısı
Yorumlar
Haber Yazılımı